Canım Çekil, 14 Mart 2022’de Kahve Randevum Var!

By | Pazartesi, Mart 13, 2017 Yorum yap
Bugüne kadar birçok saçma şey yaptım.
Mesela beş kilogram Martini içtikten sonra doktorun asla alkolle birlikte almamamı söylediği ilacı çoktan içtiğimi hatırladım. Sonraki üç günü hiç hatırlayamadım.
Sinirlenip duvara fırlattığım laptop duvardan sekip kafamı yardı, insanlara bunu anlatırsam salak derler diye duvara kafa atıp doğal bir düşme efekti elde etmek isterken dayak yedim sanıldı.
Evde saçımı kızıl yapmak isterken renkleri tutturamayıp sarı/pembe/mor tonlara sahip bir saç elde ettim, ertesi gün utanmadan o saçla ofise gittim, patronum Holosko + kuaför parası + tüm gün izin teklif etti. Gözüme böyle görünme, sinirlenmemem lazım, tansiyonum var benim dedi. Bir erkeğin “Kuaför masrafın benden, git değiştir şu saçı” dediğini ikinci duyuşumdu. İlkini on beş sene kadar önce babam komşumuzun kızına demişti. Aşırı esmer tenine bok sarısı saç yaptırınca… Haklıydı.
Patronumun biri maaşımı metresiyle yedi diye sinirlendim, adam tuvaletteyken telefonunu karıştırdım. Arkadaşın telefonundan karısına “Kocan metresine ev tuttu!” diye mesaj attım, meğer numara metresininmiş ve adam telefonuna “Karıcım” diye kaydetmiş, “Seni parçalarım, sen kimsin orospu” mesajı gelince fark ettim. Arkadaşım telefonunu değiştirmek zorunda kaldı. Manyak kadın her gün bıkmadan aradı, açılmayınca mesaj attı. Neyse… Hepsi kendi içinde tutarlıydı aslında, ama finalde ben salak gibi görünüyordum.
Bunların hepsi geleceği, yani sonucu düşünmekten aklımı kaçırıp gerçekleri gözardı etmem yüzünden başıma gelenler. Patronumdan hemen intikam almak istedim, saçımın hemen o an kızıl olmasını istedim, bilgisayar hemen düzelsin istedim. Hepsini istediğim hale gelmiş şekilde hayal ettim, sonuç bombok oldu. Bazen sonuca o kadar çok odaklanıyorum ki, gittiğim yol kerhaneye mi çıkıyor mezbahaya mı farkına varamıyorum.
Evet, çocukluğumdan beri bırakamadığım bir huyum var: Geleceği hayal etmeden duramıyorum! Mesela ilkokuldayken “Acaba liseden mezun olduğum gün nasıl biri olacağım?” diye düşünürdüm, lise mezuniyetinde bunu düşündüğüm güne gidip “Bittiiiiii” diye ağladım. Lise hayatımı çok seviyordum, bitmesi beni çok üzmüştü. Lisedeyken de “Acaba üniversitede kaldığım ilk ders ne olacak?” diye düşünürdüm. Üniversiteyi kazandım, gittim, dersten kalması eksik yani… Üniversiteye başladığımda hangi dersten kalacağımı düşünmekten sinir krizi geçirdim. Bu huyumdan hala kurtulamadım. Üstelik daha kötü hale geldi, artık yazıyorum! Sanırım bin tane ajandam var, her birinde ayrı şeyler yazıyor. Tek iyi yanı artık uzun vadeli kalkınma planları yapıyorum. Mesela bir yıl, beş yıl, on yıl… Bu bilgiler cepte mi? Tamam. O zaman olaya geçeyim.
Bugün eski ev arkadaşımla konuştuk. İngilizce öğrenmek için  bir süre yurt dışında yaşayacak. Gelecek planlarını konuşurken konu geçmişte yaptığımız saçmalıklara geldi. Mesela sırf halüsinasyon görebilmek için litrelerce alkolle on tane hap içmem gibi… Öğrencilik dönemini uçlarda yaşadığımdan deştikçe yeni bir vukuat çıkıyor tabii. Sonra konu dönüp dolaştı, beraber yaşadığımız ilk evdeki mutfak masasına geldi. Eski, masif ahşap, koyu renkli bir yemek masası. Hani eski Türk filmlerinde zenginlerin evlerinde olur ya, onlardan. O masanın etrafında neler yaşandı neler…
  • Masada yaklaşık on kişilik bir kalabalıkla içerken Çağlar gülme krizine girdi ve plastik sandalyemizi kırarak masanın altına gömüldü, onu çıkarmaya çalışırken evimizin beslemesi olan, kimsenin sevmediği kızın götü göründü. O kadar ufak bir şort giymişti ki…
  • İki ilişki başladı, biri bitti, biri son gördüğümde belirsizdi.
  • Bir nevi toplantı alanıydı, kim kime trip atacaksa masa başında atardı.
  • Çağlar’a aşık olan ve bir gazinoda konsomatris olarak çalışan (CİDDİYİM) kız kafasını masaya vura vura “Sı-kıl-dım” derken mafya patronu kapıya dayanıp “Silahım var, girmeyeyim, söyle o gelsin” dedi. Tansiyonum düştü, altıma sıçmış bile olabilirim.
  • Yaptığım mantar soteye ot (?) koymakta ısrar eden arkadaşın suratına çatal atarak evden kovdum, ertesi gün herkese kafasına tabak attığımı söylemiş. Hangimiz doğruyu söylüyor hala emin değilim.
  • Ev arkadaşımı etkilemeye çalışan bir herif mercimek çorbasının inceliklerini anlatarak bok gibi bir çorba yaparken ben o masada World of Warcraft oynadım ve “For the hordeeeeeeeeee!” diye bağırıp sigara üstüne sigara içtim. Eğer masayı hala birileri kullanıyorsa bir köşesindeki sigara yanığını oyuna yeni paket geldiği zamanki sevincimle yapmıştım.
  • Ve bir gün ev arkadaşımla otururken “Acaba beş yıl sonra ne durumda olacağız?” dedim. Cidden çok merak etmiştim, o da meraklandı, hayaller kurmaya başladık. Okullar bitmiş, şahane işlerimiz var, hayat bize güzel falan…
Beş yıl sonra ne mi olmuştu? İkimiz de okulu uzatmış, parasız, sevgililerinden ayrılmış, depresyonda ve alkolik olmaya çok yakındık asdfghjk.
Tabii ki pes etmedik, bu beş yıllık kalkınma planı oyunumuza devam ediyoruz. Aşağıda gördüğünüz gibi takvimime beş yıl sonrasını işaretledim. Hafta sonuna denk gelmemesi için ayın on dördünü seçtim. Çünkü bu defaki hayallerimiz iş hayatlarımız hakkında. O nedenle beş yıl sonra birimizin ofisinde buluşup kahve içmemiz gerekiyor. Detayları anlatmayacağım, aranızda sinsi pislikler falan vardır, kötü etkilemesin!!!!
Canım çekil, 14 Mart 2022’de kahve randevum var!

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

0 kişi yorum yaptı, acaba ne dedi?: