Terry Pratchett

By | Perşembe, Mart 26, 2015 Yorum yap
Aşağıdaki yazıyı yazdığımda Terry Pratchett hayattaydı, artık değil. Yine de burada dursun, ilerleyen günlerde zaten hakkında çok daha detaylı yazacağım.



Nazarımda İngilizlerin dünyaya kazandırdığı en önemli şey bu serinin yazarı olabilir. 12 sene önceki sevgilim, eline bir kitap alır, okuyup kendi kendine kıkırdardı. Ve sürekli okusam ne kadar seveceğimi söylerdi. Sürekli derken: Sabah, öğlen, akşam, gece yarısı, neredeyse her konuşmamızda. Aslında genelde bu tür ısrarlı önerilere tepki olarak önerilen şeyi hayatım boyunca izlemem-okumam. Örneğin başka bir sevgilim çok ısrar etti diye hala La Vita è Bella izlememişliğim var. Konusunu, karakterlerini okudum. Ama izlemedim, izlemeyeceğim. Neyse, konumuz bu değil… Ben nasıl olduysa 12 sene önce bu zamanlar okudum bu adamı. Ve tahmin edeceğin gibi aşık oldum!!! Aşk dediysem, öyle sevgiliye duyulan aşktan değil. Ama ondan daha güçlü olduğu kesin.
Discworld serisinin kitapları şöyle:
No.
Title
Published
1The Colour of Magic1983
2The Light Fantastic1986
3Equal Rites1987
4Mort1987
5Sourcery1988
6Wyrd Sisters1988
7Pyramids1989
8Guards! Guards!1989
9Eric1990
10Moving Pictures1990
11Reaper Man1991
12Witches Abroad1991
13Small Gods1992
14Lords and Ladies1992
15Men at Arms1993
16Soul Music1994
17Interesting Times1994
18Maskerade1995
19Feet of Clay1996
20Hogfather1996
21Jingo1997
22The Last Continent1998
23Carpe Jugulum1998
24The Fifth Elephant1999
25The Truth2000
26Thief of Time2001
27The Last Hero2001
28The Amazing Maurice and his Educated Rodents2001
29Night Watch2002
30The Wee Free Men2003
31Monstrous Regiment2003
32A Hat Full of Sky2004
33Going Postal2004
34Thud!2005
35Wintersmith2006
36Making Money2007
37Unseen Academicals2009
38I Shall Wear Midnight
2010
39Snuff2011
40Raising Steam
November 7 2013
Evet, ister inan ister inanma ama ben bunların hepsini okudum. Şimdi heyecanla 7 Kasım’da çıkacak olan Raising Steam’ı bekliyorum.
Tek tek kitaplardan bahsetmek gördüğün gibi imkansız, 3-5 kitaplık bir seri değil. Ama genel olarak serinin ve evrenin özelliklerinden bahsetmek istiyorum.

Discworld eşsiz bir kara mizah ve fantastik komedi örneği. Fotoğrafta gördüğün gibi, bir kaplumbağanın üzerindeki 4 filin taşıdığı, disk şeklinde bir dünya. Güneşin etrafında dönmez, güneş onun etrafında döner. Evrendeki ölüm karakteri en sevdiklerimden biri. Ölüm, evet bildiğin ölüm depresyona giriyor ve bir kız çocuğunu evlat ediniyor. Bir ara evden kaçıyor gidip aşçılık yapıyor. Kütüphanecimiz bir orangutan ve kendisine maymun denildiğinde sinirden deliriyor. Kuantum fiziği dahisi bir devemiz var ve adı da “Seni piç”, yani “You Bastard”, ciddiyim! Serinin yaklaşık 10-12 kitabında bulunan karakterimiz Rincewind bir büyücü. Ama büyü yapamıyor. Zamanında yaptığı hıyarlık yüzünden çok önemli büyülerden biri kitaptan fırlayıp kafasına girmiş, ama geri kalan tüm büyüleri unutturmuş. Ya da biz öyle sanıyoruz. Belki sadece geri zekalı… Tüm büyücülerin gittiği Görünmez Üniversite’de hiçbir dersten geçememesi bu yüzden. Kapı açmak için unlock büyüsü yapıp açamayan, sonunda sinirlenip tekmeyle kıran bir büyücü… Bir de Twoflowers var, başının belası. Twoflowers aslen Discworld’ün ilk turisti. Meraklı bir sigortacı. Armut ağacından yapılma, minik minik yüzlerce ayağı olan ve her yerde sahibini takip eden bir sandığı var. İçinde bir cin olan ve İkonograf olarak geçen cisim ise evlere şenlik. Bildiğimiz fotoğraf makinesi. Ve içindeki cin pozunu ya da seni beğenmezse çıkıp azarlayabiliyor. Bu enteresan eşyaların sahibi enteresan Twoflowers, biraz içip dağıtayım, biraz kavga izleyeyim neşemi bulayım diye Ankh-Morpork’a geliyor ve bizim büyü yapamayan büyücü Rincewind ile tanışıyor. “Senin parmağın seni aptal” adında bir orman var mesela bu dünyada. Yazarın konuyla ilgili açıklama notu da şu:
“Çember Deniz’in sıcak topraklarından gelen ilk kaşifler donuk toprakları dolaştıkları zaman, haritalarındaki boş yerleri, en yakındaki yerliyi yakalayıp, uzak bir nirengi noktasını gösterdikten sonra, yüksek sesle konuşarak ve sersemlemiş adamın söylediğini hemen yazarak doldurdular. Böylece “Sadece bir dağ”, “Bilmiyorum, ne?” ve “Senin parmağın seni aptal” gibi coğrafi tuhaflıklar atlas nesillerinde ölümsüzleşti.”
Dünyadaki bilim adamlarının, yani büyücülerin tek derdi dünyayı taşıyan kaplumbağanın cinsiyeti. Onlara göre kaplumbağa uzayda dolaşarak çiftleşmek için eş arıyor, bulunca Big Bang gerçekleşecek.  Yani ortamda feci seksler olacak ve onların dünyasını taşıyan kaplumbağanın cinsiyetine göre hayatta kalacaklar! Evet, seks pozisyonu bu evrende hayat kurtarıyor!
Ben daha ne anlatayım ki? Mizah seven, fantastik kurguya bayılan birinin bu seriyi okuyup da “Beğenmedim” demesi imkansız. Okur da beğenmezsen gel beni bul, değişim garantisi veriyorum!
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

0 kişi yorum yaptı, acaba ne dedi?: