Bir varmış bir yokmuş...

By | Cumartesi, Mart 02, 2013 2 comments
Buraya yazmayalı uzun zaman oldu. Son yazdığım günden beri ne değişti dersen, hemen sayayım:


- Bu 6'ncı ay ve hala evdeyim. Bir türlü istediğim gibi bir iş bulamadım... İlla saçma sapan yerlere mi başvuralım? Bu işin orta yolunu nasıl bulacağımı bilmiyorum. Sonunda Satürn'e yerleşip sibernetik organizmalarla eğlence sektörüne gireceğim. Ya da belki beyaz kadın ticaretine girerim.

- Evde boş oturmaktan tam bir dizi canavarı oldum. Özellikle Criminal Minds'ın eski bölümlerini izleyip zaten kararmış olan ruhumu daha da karartarak olası bir intihar girişimini erkene almaya çalışıyorum. Bu şahane çabam evdekilerin gözünden kaçmıyor tabii. Sürekli "Neyin var, bir şey ister misin, çıkıp biraz dolaşsana" cümleleriyle denetleniyorum. Bazen annemle babama sırf tepkilerini merak ettiğim için Rus bir organ mafyasıyla sevgili olduğumu söylemek istiyorum. Sonra kendi kendime "Cık cık cık" diyip mahalle teyzesi kişiliğimi huzura kavuşturuyorum. Evde oturduğum süre boyunca boş durmadım, bunları öğrendim. Ne sandın?

- Dizilerle ilgili en önemli sorunumun profil çıkarma olduğunu anladım. İnsanların nasıl olup da beş saniye gördükleri birini bire bir tarif edip robot resim çizdirdiklerini aklım almıyor. Ben annemi babamı tarif edip çizdiremem, kadın iki saniye gördüğü adamın kaşındaki yara izine kadar anlatıyor. Evet hiç derdim yokmuş gibi buna taktım ve sokağa çıktığımda birkaç saniyeliğine yüzlerine baktığım insanları eve gelince çizmeye çalıştım. (İnanmayacaksın ama eskiden kara kalem çizerdim, epey de iyiydim.) Sonuç: Muhtemelen adı Haydar, Hüsamettin ya da Abdulcabbar olan bir adamı Berkecan, Buğra ya da ne bileyim Berke gibi çizip sıfatına sıçtım. İnsanlığın iyiliği için asla bir suça şahit olmamam, olursam da mümkünse adamın fotoğrafını çekebilmem gerekiyor. Robot resim çizdirme konusunda bana asla güvenmemelisiniz.

- Sürekli kabus görüyorum. Ve rüya mı gerçek mi olduğunu ayıramadığım için bazen aptalca şeyler yapıyorum. Ne olduklarını anlatmak istemiyorum. Henüz o kadar alay konusu olmaya hazır değilim.

- Diyetteyim ve oldukça iyi gidiyorum. Ama geceleri aklımda sadece pizza oluyor. Bazen de bira, patates kızartması ve cips. Evet, abur cuburlar genelde aklımdan çıkmıyor. Dolabın kapağını açıp kayısı reçeline ağıtlar yakıyorum, pekmez kavanozuna küçük bir öpücük kondurup salatalık kemirmeye başlıyorum. Tüm gün çubuk tarçın, ıhlamur, zencefil, limon ve portakal kabuğu ile yaptığım çayı içerek günde maksimum kaç litre işeyebileceğimi test ediyorum. Sonuçları bildiririm. Çiş önemli.

- Bazı arkadaşlarımla tamamen ilişkimi kestim, biri ile geçici olduğunu düşündüğüm bir konuşmama dönemi yaşıyorum, birinden ise başka birine yaptıklarını görünce iğrendim.

- Hala kan sıçrama analisti olmak istiyorum ama kandan tiksinirken nasıl olacak bilemiyorum. Eğer o olmazsa forklift operatörü olmak isterim. Ama "Gel de kerhanemize müdüre ol" derseler şu işsizlik döneminde ona bile hayır demem.

- Pazartesi doktorla randevum var. Kesin yine bok gibi bir görüşme olacak. Kendisine "İlk sümüğünüzü kimin sırasının  altına sürdünüz, hiç kereviz yemeği pişirdiniz mi, annenizin arkanızdan fırlattığı terliklerin kaçı götünüze isabet etti" gibi sorular sorup şaşırtmayı düşünüyorum. Sonra gelsin Lustral, gitsin Seroquel.

Anlayacağın hala bıraktığın yerdeyim. Herkesin hayatında bir ilerleme olurken ben o kadar çok yerimde saydım ki, artık olduğum yere gömülüyorum.

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

2 yorum:

  1. aynen bende hala işsizim canım:/psikiyatrist soracaklarına çok güldüm:)ayrıca robot resim konusunda iyi olmayabilirsin ama bence çok iyi bir gözlemcisin!örnek;mahalle teyzesi kişiliği:)

    YanıtlaSil
  2. Mahalle teyzesi kişiliğimden ödün vermem!!! Çok uğraştım onu öğrenmek için ^^

    YanıtlaSil