Lanet olsun dostum, senin sorunun ne?

By | Pazar, Ekim 07, 2012 Yorum yap

Kek yiyor diye babama kızdım. Zannedersin ki izole edilmiş bir laboratuarda proton çarpıştırıyorduk da adam protonların üstüne yumurta kırıp vanilya serpti. Yere birkaç parça kek düşerse diye ödüm koptu. Düşünce ne olacak dersen, bilmiyorum, düşünmedim.
Anneme kızdım. “Lavaboya çöp atma, tıkanır” dedi diye. “Ben çöp atmıyorum tamam mı! Rahat bırak beni” diye bağırdım.
Sokakta oyun oynayan piçlere de kızdım. Çıkıp toplarına asit dökmek, kafalarını ısırmak, saçlarını tükürüp elimin tersiyle ağzımı silmek istedim.
Evde oturmak bana göre değil. Zaten 17 yaşımdaydım ailemin yanından ayrıldığımda. 10 sene olmuş. Bir anda baba evine dönünce, üstelik işsiz güçsüz olunca, aklımı kaçırdım. İşin ilginci evde karışan da yok bana, kimse ağzını açıp bir şey demiyor. Hatta sırf çenemi açmayayım diye evde çıt çıkmıyor, farkındayım. Ama yine de deliriyorum. Tam bir Amerikalı ergenim. Annem ve babam mutfakta yemek yiyor, ben odamda tıkır tıkır klavyenin tuşlarını dövüyorum. Aferin bana. İşte sırf bu yüzden asla çocuk doğurmam. “Piçe bak, sanki ben işi bırak gel dedim. Tafra yapıyor bir de” diye düşünürdüm ben olsam. Anne baba olmak zor iş.

Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

0 kişi yorum yaptı, acaba ne dedi?: