Family portrait

By | Cumartesi, Ekim 27, 2012 3 comments
                                   

Bayramlar beni tedirgin ediyor.
Sizi bilmem ama bizim sülale bayramlarda saçma olur. Sebepsiz gerginlikler, bir dilim baklava için kıran kırana mücadeleler, birbirlerinin çocukları üzerinden laf sokmalar, kim daha çok içiyor yarışmaları, neler neler…
Her bayram pılıyı pırtıyı toplayıp herhangi bir dini bayramın olmadığı herhangi bir ülkeye iltica edesim gelir. Hatta bir şişe Tekila içtikten sonra Amerika-Meksika sınırında sek sek oynayıp beni kıçımdan vurmalarını beklemek bayramda evde olmaktan daha cazip.
Bu bayramın da diğer bayramlardan farkı yok.
Bayramın ilk günü elektrikli ısıtıcıyla sınandık. UFO, ALF ve bilimum uzaylı adlarının verildiği ısıtıcıları hepiniz bilirsiniz. Ev serin, şehir dışından da misafir gelecek ve içlerinde biri 4 biri 6 yaşında iki azman var! Annem buyurdu: Şu aleti kurun da salon biraz ısınsın. Ayağı kurdum, ama üst kısımla birleştiremedim. Salonun ortasına oturmuş, gelmiş-geçmiş ve gelecek bayramlara söverken teyzemin oğlu geldi. İşe dahil oldu.
Sonra kardeşim geldi.
Sonra babam.
Arada annem mutfaktan çıkıp “Onun eksik parçası yok, her şey kutuda!” diye halkı galeyana getirdi. Herkeste bir hırs, “Ben yaparım” bilmişliği.
Derken kapı çaldı, halam, eniştem ve yeğenim geldi. Evet, onlar da olaya dahil oldu. Isıtıcının ayağı salonun ortasında, üst kısmı elden ele dolaşıyor ve her kafadan bir ses çıkıyor:
Enişte: Bunun vidası eksik!
Babam: Kızım ver şu vidaları bana, takarım ben onu!
Halam: Ben uzaktan izlerim, yapamazsanız gülerim.
Halamın oğlu: Baba o öyle yapılmıyor, ama nasıl yapıldığını bilmiyorum.
Teyzemin oğlu: Bence bu bozuk…
Annem: Onun eksik parçası yok!!!
Ben: Bence bunu kıralım, üşüyen olursa evin içinde üç beş tur attırırız ısınır.
Neticede yenilen onca tatlı, onca glikoz bir işe yaramadı. Bir türlü parçaları bir araya getiremedik.
Derken, kapı!
Amcam ve eşi…
Elbette onlar da olaya dahil oldu. Son gördüğümde babam, iki kuzenim, eniştem ve amcam ısıtıcıyı çekiştirip “Öyle olmaz”, “Yanlış yapıyorsun”, “Sen ne anlarsın” diye birbirlerine inceden dokunduruyorlardı.
Ve annem bir elinde kepçe bir elinde garip bir nesneyle odaya girdi:
“Eheh bunun bir parçası eksikmiş, kutunun dibinde buldum.”
Babam: Ben demiştim!
Eniştem: Yuh artık abi, ben dedim asıl!
Babam: Bana tatlı koyun!

O an hepsi annemi dövmek istedi eminim, madara olduklarına mı yansınlar boşa artistlik yaptıklarına mı…
Keşke bayramlarda reklamlardaki gibi kahkaha atarak yemek yiyen, tek derdi kola kapağının altından bedava çıkmaması olan bir ailem olsa. Bizde bayram geldiyse bir ısıtıcı bile ulusal kriz niteliğinde…
Hay bok… 
Sonraki Kayıt Önceki Kayıt Ana Sayfa

3 yorum:

  1. Bebeğim benimkilerin yanında senin ailen bir melek biliyorsun dimi?

    YanıtlaSil
  2. bayramlar yersiz tantanalara vesile oluyor bence artık. kafa gümbürtüsü blablabla.

    YanıtlaSil
  3. Teknik olarak bayramların güzel olması gerekmez mi ya? Hani böyle kalabalık kahkaha neşe falan... Bizde sırf gerginlik. Herkes birbirine saldırmaya bahane arıyor. Pff. Hasta oldum stresten vallahi.

    YanıtlaSil