Kedim bazen çok politik davranır

Yamak


Evet, pek sakindir.

Ama bazen gözlerini bir noktaya diker, bakar, bakar, çok ciddi bir ifadeyle bakar. Süleyman Demirel gibi, gıdısı olan bir ciddiyet bu.

Sen işin içine gizem katmaya meyledersin. "Kediler bizim göremediğimiz varlıkları görüyorlarmış wuuaa" diye heyecanlanırsın.

O bir anda kuyruğuyla oynamaya başlar. Bu sana 'siktir oradan' deme şeklidir. Kızmaca darılmaca yok.

Bazen bir anda miyavlamaya, evin içinde koşmaya başlar. Boşuna peşinden koşma. Muhtemelen oyuncaklarından birinin peşindedir. Uyarıyorum, sakın oyuncaklarını ısırmaya çalışma. Hiç kimse babasının (eski sevgilim) ona gönderdiği Laurel ve Hardy'yi ısıramaz! Sadece o, gerektiğinde onları hizaya sokmak için ısırır. Hatta kuyruklarından tutup çamaşır makinesine attığı bile olmuştur. Kendisi de bunu inkar etmiyor. Ama basına açıklama yapmak konusunda çekingen.

Adı Yamak. Üç aylıktı geldiğinde. Bu ay üç yaşına girdi.

Bir tür onay mercisi kendisi. Eve gelen gideni sevecek, yoksa playboy tavşanlı yastığını vermez.

Tuvalette rahat bırakmaz. Kapının önünde oturup miyavlar.

Sabah uyandığında oyun oynamalısın, yoksa kredi notunu kırar. Bir sonraki buluşmada sıkıştırmana izin vermez.

Biraz şımarık galiba.
Çociğimin oyuncakları
Sabah balkonun kapısını açık bırakmıştım paşamız geleni geçeni izliyor diye. Bugün eve geldiğimde bir güvercin buldum salonda. Yaralı değil, sersemlemiş. Başında da benim şişko. Bir patiyi güvercinin kanadına koymuş. Çok vahşi ama güvercin kıpırdadıkça korkudan zıplıyor. Güvercin dile gelip 'yoldaş' dese, benimki anında neslini satacak 'buyur yoldaş' diyecek, 'patimden bi gaga almak ister misin' diyecek, 'bak götüm de kocaman, en az on güvercini doyururum' diyecek. Güvercin o derece artist, benim oğlum o derece tırsak.

Güvercini aldım, evirdim çevirdim, hayvan sadece korkmuş. Balkona götürdüm, zaten hemen uçtu gitti. Sonra aldım Yamak'ı karşıma, bak oğlum dedim, evimde cinayet işlemediğin için teşekkür ederim ama güvercin görünce enseye şaplak atmayacaksın. İçgüdülerinin sesini dinle vahşi bezelyem, avcısın sen beyaz kaplanım dedim.

Meav dedi, gidip camın kenarındaki sineği kovalamaya başladı.

Eh, madem o yapmıyor ben yapayım dedim, içimdeki sesi dinledim.

Telefonu elime aldım. Bir de ice tea açtım.

Kedi bile yapabiliyorsa, ben de yaparım her halde değil mi?









Etiketler:

Paylaş:

1 yorum